Home Anasayfa Makaleler İnsan Bağımlılığı
İnsan Bağımlılığı PDF Yazdır E-posta

İnsan bağımlılığı; kişinin çevresindeki “ilişkileri kötüye kullanarak” bağımlılık şeklinde yaşaması olarak özetlenebilir.



Çocukluk döneminden geçirilen bazı psikolojik süreçler, gelecekte çocuğun yetişkin olma yolunda önemli rol oynar. Psikolojik doğum adı da verilen bu dönemler, çocuk için olduğu kadar anne içinde zaman zaman sıkıntılı vericidir ve önemli olan çocuğun annesinden psikolojik olarak ayrışarak bir birey olma yolunda ilerlemesidir. Süreçler uygun şekilde tamamlanamadığında, çocuk ve annenin arasındaki psikolojik bağ sağlıksız  şekilde gelişebilir. Böylece bazen anne, çocuğu ömür boyu ona bağımlı ve kendi ihtiyaçlarını fark edemeyecek, fark etse de ifade edemeyecek, ifade etse de gideremeyecek bir çocuk gözü ile görmeye devam eder. Annenin çocuğunun “yerine düşünme”si  şeklinde geliştirdiği, bu nedenle de çocuğun “kişisel farkındalığının” oluşmasına engel durum, çocuğun yetişkinlik dönemini de içine alarak kendi hayatının sorumluluğunu üstlenmekte zorluk çekmesi ile sonuçlanır. Yetişkin olmanın tanımı; bireyin  kendi davranışlarının sorumluluğunu taşıması olarak yapılabilir. Oysa insan bağımlıları, bu sorumluluğu üstlenemediklerinden yetişkin çocuk olarak kalırlar. Çevremizde daha çok  kendi kararlarına dayandığı halde, ortaya çıkan sonuçlardan başkalarını sorumlu tutma davranışıyla karakterize olmuş şekilde gözlemlenebilirler.

İnsan bağımlıları, denetleyen ve denetlenen rollerde değişiklik göstererek ilişkiler içinde sıkışırlar. Kendilerine sürekli başka insanlar üzerinden bakarlar. Başarı, başarısızlık gibi kişisel değerlendirmelerini de hep başkalarının bakış açısından izlerler. Bu dıştan merkezli bir yaşama biçimidir. Sürekli başkalarını memnun etmeye çalıştıkları gibi onların beğeni, onay ve sevgisi için bitmek bilmez bir çaba gösterirler. Yaşamlarının merkezinde kendileri olmadığından, duyguları sürekli suçluluk, kurban hissi, duygusal baskı ile ihtiyaçlarını giderme yöneliminde gidip-gelir. Davranışlarını belirleyen etken, temelde onaylanmayacak ve sevilmeyecek oldukları inancıdır..

Alev ELMAS ARICI