Home Anasayfa Makaleler Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğuna Sahip Üstün Yetenekli Çocuklar
Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğuna Sahip Üstün Yetenekli Çocuklar PDF Yazdır E-posta

Üstün yetenekli olmakla ilgili pek çok tanım yapılmaktadır. Terman, standart zeka testlerinde%2 olan üst sınırda puan alanları üstün yetenekli olarak tanımlamıştır (Clark,1988). Renzulli(1986)’ye göre üstün yeteneklilik insanda varolan yetenek (genel yetenek-özel yetenek), yaratıcılık ve motivasyonun birleşmesinden oluşmaktadır.

Üstün yetenekli kişiler, bu üç temel bileşeni geliştirme yeteneğine sahip ve bunları insan performansının değerli alanlarından birinde kullanabilenlerdir. Lovecky (1999) ise üstün yetenekliliği, IQ puan› 120’nin üzerinde olan veya birden fazla akademik alanda önemli bir başarı kazanmış olmak olarak tanımlamaktadır. Üstün yetenekli çocuklar, sınıflandırma, belleği kullanma, hatırlama, organize etme gibi metabilişsel stratejileri daha iyi kullanabilmektedirler.

Üstün Yetenekli Çocuklarda Gözlenen Özellikler


– Hızlı öğrenme– Mükemmel bellek– Çok geniş kelime hazinesine sahip olma– İlgi duyduğu şeylere karşı uzun süre dikkati yoğunlaştırma– Mükemmelliyetçilik– Erken okuma veya okumaya karşı hırslı, istekli olma– Meraklılık– Kendinden büyüklerle veya yetişkinlerle arkadaş olmayı tercih etme– İyi bir gözlemci olma– Adalete ve doğruluğa önem verme– Bağımsız çalışma isteği– Lider olma– Geniş bir hayal gücü.– Geniş çaplı bir sentez yeteneği– Orijinal fikirler ve çözümler üretebilme– Alışılmadık, farklı konulara ilgi ve merak duyma, çok soru sorma– Karmaşık şeyleri tercih etme; tartışmalardan zevk alma– Sayılarla ilgilenme yeteneği gösterme– Soyut düşünme, kavrama ve problem çözme becerileri– Duygusallık, kırılganlık Bu özelliklerin bir kısmı üstün yetenekli çocukları tanılamada kullanılmakla birlikte normalyetenekli çocuklarda da sıkça gözlemlenmektedir. Silverman ve arkadaşlarına göre (1986) bir çocuk bu özelliklerin % 75’ini gösteriyorsa üstün yeteneklidir. Ancak kesin tanılama yapabilmek için uygun değerlendirme yapmak gerekir. Erken tanılama bu çocukların yeteneklerinin gelişmesi için çok önemlidir. Üstün yetenekli çocuklarda aşağıda belirtilen alanlarda yüksek düzeyde performans ve başarı görülmektedir (Gross, 1993) *genel entellektüel yetenek*özel akademik yetenek*yaratıcı veya üretici düşünme*liderlik yeteneği*görsel veya temsili sanatlar*psikomotor yetenek Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB) ilk kez 1902’de Still tarafından tanımlanmıştır. (Barkley, 1990) Stil l“çocuklarda normal dışı fiziksel durumlar“ isimli makalesinde izlediği 20 çocuğun, dikkatsiz, aşırı hareketli, saldırgan, disipline direnç gösteren, kural tanımayan ve aşırı heyecanlı olduklarını belirtmiştir. DEHB hem dikkat eksikliği hem de hiperaktivite belirtileri gösteren çocukları ifade etmektedir. Başarı ve zekayla ilgili testlerde DEHB’na sahip üstün yetenekli çocuklar birçok basit unsurları kaçırmalarına rağmen daha zor sorulara cevap verebilmektedirler. Başta matematik alanında olmak üzere sayıları bilme, kullanma ve hatırlamada yüksek performans göstermektedirler (Loveckyve Silverman, 1998). DEHB’na sahip üstün yetenekli çocuklarda okulda başarılı olmakiçin gerekli olan destekleyici çalışma yeteneklerinin (not alma, taslak çıkarma, fikirleri organize etme, yazma yeteneği) çoğu eksik olsa bile genelde yaşıtlarına göre öğrenme hızları fazladır. Bu çocuklar, normal çocuklardan gösterdikleri yüksek asenkroni ( yaş ve IQ’ya kıyasla bilişsel, sosyal ve duygusal gelişim düzeylerindeki farklılık) ile ayrılırlar. Örneğin 7-8 yaşlarında DEHB tanısı alan üstün yetenekli bir çocuk okulda hem uçak sesi taklidi yapabilir hem de kompleks oyunların oynanması konusunda üstün fikirlere sahip olabilir. Hassasiyet üstün yetenekli olmanın önemli bir yönünü oluşturmaktadır. Yaşıtlarına göre arkadaşlıklarında karmaşıklığa daha çok ihtiyaç duyarlar ve karmaşık ilgi alanlarını paylaşmak isterler. Oyunlar, kurallar ve stratejileriyle ilgili üstün fikirlere de sahiptirler.Fakat aynı zamanda sosyal davranışlarda eksiklik gösterebilirler, fikirleri yanlış anlayabilirlerve grubun hedeflerini ve dinamiklerini anlamama ve zamanlayamama özelliklerini gösterebilirler. DEHB’na sahip üstün yetenekli çocuklar yaşıtlarına göre daha özel ilgilere sahiptirler ve aynıaktiviteleri daha karmaşık şekillerde yerine getirirler. Dürüstlükle ilgili kaygılar genelde çokönemlidir ve üstün ahlaki muhakeme yeteneği gösterirler. Ancak bu çocuklardaki olgunlaşmamış duygusal gelişim çocuğun aynı ahlaki konulara göre hareket etmesini engeller ve oyunu kaybetmeye başlayana kadar oyunun kurallarında dürüstlük konusunda ısrar ederler. Duygular negatife olduğunda, normal bir çocuğun asla yaşayamayacağı endişelere kapılırlar. Bu çocuklar diğer üstün yetenekli çocuklarla karşılaştırıldıklarında; bilişsel eksiklikler, daha az sistematik düşünme yeteneği, çalışan belleği yeterince kullanamama, parça-bütün ilişkisiyle problem çözme, çalışmalarını daha az tamamlama,acele etme, sıkça proje konularını değiştirme, basit alıştırmaları yapmak için bile çokuzun zaman harcama eğilimi gösterme, bir işi tamamlamaktan hoşlanmama gibi özellikler göstermektedirler. Yaşıtlarına göre daha özel ilgilere sahiptirler. Ancak DEHB ‘li veya DEHB‘siz üstün yetenekli çocuklar kendi seçtikleri bir aktivitede çok fazla bir dış destek olmadan da saatlerce bu aktivite ile ilgilenebilirler. Csikszentmihalyi (1996)’e göre bu hiperodaklanma yeteneği yani bir bakıma akıma kapılma diğer problemleri ne olursa olsun yaratıcı çalışmayı üstün yetenekli çocuklar için tatminkar kılmaktadır. DEHB olan üstün yetenekli çocuklar uyarıcı ortamda normal sınıflardaki normal çocuklarla değil, üstün yetenekli yaşıtlarıyla karşılaştırılmalıdırlar. Kontrol listeleri ve öğretmen gözlemleriçocuğun bulunduğu s›n›f türü bağlamında düşünülmelidir. Bu çocukların güçlü ve zayıfyönlerini gösteren bir profil ev, okul ve diğer aktivite alanlarını da içerecek şekilde çeşitli kaynaklardan toplanmalıdır. Böylece bu çocuklar belirli yaş normlarıyla değil, bu çocukların kendi ortalamalarıyla karşılaştırılmalıdır. 

DEHB’na Sahip Üstün Yeteneklli Çocukların Eğitimleri Nasıl Olmalıdır?

Bu çocuklar güçlü yönleriyle ilgili alanlarda ilerlemelerini ve zayıf oldukları yönlerini güçlendirmelerini sağlayacak akademik programlara ihtiyaç duymaktadırlar. İyi oldukları alanlarda çalışmaları için bir rehbere ihtiyaç duyabilirler. Uyarıcı ve karmaşıklık açısından bilişsel ihtiyaçlarını karşılayan olmadan, DEHB’na sahip üstün yetenekli çocuklar odaklanma ve ilgiyi sürdürme konusunda daha az yeteneğe sahiptirler, çalışma alışkanlıları azdır. Ayrıca davranışsal ve duygusal problemler yaratabilirler. Bu nedenle DEHB’na sahip üstün yetenekli çocuklarla çalışmak için bu çocukların ihtiyaçlarını karşılamak üzere uzman kişilerin olduğu bir grup yaklaşımı gerekmektedir. Küçük sınıfların olduğu uyarıcı bir okul ortamında hafif DEHB’na sahip bir çok üstün yetenekli çocuğun, DEHB semptomlarında büyük değişiklikler olabilmektedir (Hartmann, 1996). Çok düşük düzeyde DEHB’na sahip bazı çocuklariçin özel üstün yetenekliler sınıfının oluşturulması çocukların enerjilerini büyük ölçüdeorganize edebilmelerini sağlayabilmektedir. Bu çocuklar sınıfın uyarıcı unsurunu kendi hiperodaklanma yetenekleriyle beraber kullanıp etkileyici sonuçlar elde edecek kadar iyi olabililer (Baum ve ark., 1998). Sonuç olarak okul programları çocukların güçlü ve zayıf yönlerini göz önünde bulundurmalıve çocuklar için uygun düzeyde olan ilgi kaynaklarını ve uyarıcıları en üst düzeye çıkaracakortamlar hazırlamaya yönelik olmalıdır. Kaynakça: Eda KARGI & Berrin AKMAN

Hacettepe Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dergisi 24 : 212-214 [2003]’dan alıntıdır